Altmışlar ve yetmişler izleğinden çıkamadım. Bugün Kült Kavaklıdere’de izlediğim belgesel sinema: Soy Cuba [Ben Küba’yım]. Sovyet-Küba ortak yapımı, Küba Devrimi’nin […]
Pelin Esmer, İşe Yarar Bir Şey (2017)
Bir seyir nesnesi olarak hayat. Ona dalabilmek küçük anlarda, imkânını bulduğun ölçüde müdahil olmak ve “yaşantı” dediğimiz şeyi inşa etmeye […]
Yeşim Ustaoğlu ve Jasmin Selen Heinz, Kuru Taşın Başı (2026)
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim altıncı film, esasen bir belgesel. Belgesel bittikten sonra içimdeki his, çok […]
Yeşim Ustaoğlu’nun MasterClass Etkinliğinden Notlar
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali (2-7 Haziran 2026) kapsamında Yeşim Ustaoğlu’nu üç farklı oturumda dinleme imkânı buldum ve […]
Yeşim Ustaoğlu, Tereddüt (2016)
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim beşinci film, Yeşim Ustaoğlu’nun izlediğim ikinci filmi. Güneşe Yolculuk‘un üzerinden on yedi […]
Lúcia Murat, Que Bom Te Ver Viva (1989)
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim dördüncü film, Lúcia Murat’ın izlediğim ikinci filmi (ilki), esasen bir belgesel. […]
Lúcia Murat, A Memória Que Me Contam (2012)
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim üçüncü film. Film, 1964-1985 Brezilya Askeri Diktatörlüğü’nün kanlı yüzünü, eski gerillaların […]
Judit Elek, Majd holnap (1980)
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim ikinci film. Aynı zamanda Judit Elek’in de Mária-nap sonrasında izlediğim ikinci […]
Judit Elek, Mária-nap (1984)
29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim ilk film. Ankara güzel şehir. Yıllardır festival kapsamında birkaç film izlerdim […]
Antoine Fuqua, Michael (2026)
Merak etmediğim için sinemaya gittim. Evet absürt bir giriş oldu fakat sahiden de böyle. Michael Jackson hakkında herhangi bir şeyi […]
İlker Çatak, Sarı Zarflar (2026)
Böylesi bir filmin yapılabilmesi için aradan on senenin geçmesi, Ankara’nın Berlin, İstanbul’un Hamburg olması gerekti [“yönetmenin sanatsal tercihi” denilse bile]. […]
Douglas Sirk, Magnificent Obsession (1954)
İyiliği yaymayı ama bunu gizliden yapmayı öğütleyen bir pratiğin filmi. Biz bunu Müslüman dünyanın pratiklerinde de görüyorduk. Muhtemelen tüm dinlerde […]
Dennis Hopper, Easy Rider (1969)
Amerikan filmi izledik ya isimler filmin kendisinden önce geliyor maalesef. Var böyle bir mevzu, hemen isimler üzerinden övgüler vesaire. Godard’ın […]
Robert Bresson, Mouchette (1967)
Fransız yönetmen Robert Bresson’un, profesyonel oyuncu çalıştırmak istemediğini, rollerini alelade insanlara verdiğini duymuştum. Jessica Schneider bunun amacının şu olduğunu söylüyor: […]
Yeşim Ustaoğlu, Güneşe Yolculuk (1999)
İzlediğim ilk Yeşim Ustaoğlu filmi. Yayınlanmasından 27 yıl sonra bir film izleyince, O dönem Türkiye’deki sinema alanındaki teknik yetersizlikler tuhaf […]
Pelin Esmer, Gözetleme Kulesi (2012)
İlk Pelin Esmer filmim. Bilinçli bir tercih değildi, biraz mesleki bir bahis. Filmin kendisi değil, yönetmen. Dar bir bölgede (Kastamonu’nun […]
Jean-Luc Godard, Le mépris (1963)
Ne olacak bu Godard’ın kadınlarla derdi, bilemiyorum. Bir şey olacağı da yok, adam öldü gitti zaten. Fakat en başından beri […]
Cord Jefferson, American Fiction (2023)
Eğlenceli bir film izlemeyeli ne kadar olmuş diye düşündüm. Hayatım kasvetle kaplı, izlediklerim, okuduklarım, dinlediklerim de bundan azade değil. Dolayısıyla […]
Koya Kamura, Hiver à Sokcho (2024)
Zamanın ruhu kurgu eserlere nasıl da nüfuz ediyor ve birbirine benzetiyor. Can sıkıcı bir durum ama insanın tav olmaması da […]
Gorô Miyazaki, Gedo senki (2006)
Yerdeniz Öyküleri başlığını görünce Ursula K. Le Guin’in uyarlaması diye düşündüm. Anime izleyeceğim bari bir şeye benzesin dedim ama tatmin […]
Jean-Luc Godard, Les Carabiniers (1963)
Kralın vatandaştan bir iyilik talebi olarak seferberlik celbi yollaması: “Benim/bizim için seferber ol”. Kendi seferberliğin ve sefaletin yetmiyor, bir de […]
Terence Dixon, Meeting the Man: James Baldwin in Paris (1970)
James Baldwin hiç okumadım. Bir çok kitap gibi, “okumak isterdim” ile “okusam iyi olur” arasında bir yerde muhtemelen. MUBİ’de kaçtır […]
Justine Triet, Anatomie d’une chute (2023)
MUBİ’nin tanıtımı: Alman bir yazar olan Sandra, kocası Samuel ve 11 yaşındaki görme engelli oğulları Daniel ile Fransız Alpleri’nde ücra […]
Ryusuke Hamaguchi, Doraibu mai kâ (2021)
Ünlü bir tiyatro oyuncusu ve yönetmen, Hiroşima’da Çehov’un Vanya Dayı adlı oyununun yönetmenliğini yapma teklifini aldığında, büyük bir kişisel kaybın […]
François Ozon, L’étranger (2025)
Güçlü metnin, güçlü (neredeyse birebir) uyarlaması. Yalnızca Merve’nin dile getirdiği şu “kaslı Meursault” meselesinde birbirine zıt hususlar dile getirilebilir ve […]
Lynne Ramsay, Die My Love (2025)
“Çağın ruhunu onun ürünlerinden anlayabiliriz” kaygısı ile çıktığım ve daha önce çağdaş edebiyatta yaşadığım hayal kırıklığını burada yaşamayacağımı ümit ederek, […]
Jacques Rivette, Paris nous appartient (1961)
Jacques Rivette tarafından 1958 yılında çekilen ve 13 Aralık 1961’de gösterime giren bir Fransız filmi. Bu yönüyle uzun metraj filmde […]
F. W. Murnau, Nosferatu: Eine Symphonie des Grauens (1922)
Alman Dışavurumculuk bahsine devam. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, hiç “klasik” nitelendirmelerine aldırış etmeden dile getireyim, sıkıcı. Çoğu yerde geri sarıp, […]
Robert Bresson, Quatre nuits d’un rêveur (1971)
Sanatsal tutkuları olan genç bir adam olan Jacques, intihar etmek üzereyken kurtardığı genç bir kadınla birlikte dört gece boyunca Paris’te […]
Marco Bellocchio, I pugni in tasca (1965)
Genç bir adam, işe yaramaz bellediği aile fertlerini çeşitli sıkıntılarından kurtarmak için bir takım radikal önlemler alır. Marco Bellocchio’nin ilk […]