29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim ilk film. Ankara güzel şehir. Yıllardır festival kapsamında birkaç film izlerdim ama bu sene biraz yoğun katılım göstermek istedim, iyi de oldu. Kült Kavaklıdere’yi ve Tunus’u aşındırdım biraz.
Judit Elek, Macar film yönetmeni ve senaristi, 1937’de Budapeşte’de doğmuş ve 2025’te yine Budapeşte’de ölmüş, bir kadın yönetmen. Esasen adı Macarca kuralları gereği (soyadı adı şeklinde) Elek Judit ama Türkçedeki yerleşmiş biçimiyle Judit Elek deniliyor. Macaristan’ın en yüksek devlet sanat ve kültür nişanı olan Kossuth Ödülü ile yine Macaristan’da daha dar bir kapsamda sinemaya özgü verilen bir nişan olan Balázs Béla Ödülü almış bir yönetmen. 1961 yılında Budapeşte Drama ve Sinema Akademisi’nden mezun olmuş. Ekşi’de kendisinin de başlığını ben açmış oldum. Biyografik bilgiler vermem pek ama bunu özellikle burada yazmak istiyorum zira bir şekilde “görünmemişler”. İçinde bulundukları sektör de dünya da Judit Elek ve benzerlerini bir şekilde görmezden gelmiş gibi. Yani o kadar ki IMDb’de kadının fotoğrafı dahi yok yahu, bu nasıl iş! Daha detaylı bir bilgiyi festivalin kataloğundan alarak şuraya ekledim. Şurada da şöyle bir şeyler var, buraya aktarmış olayım:
Macar yönetmen Judit Elek’in gençliği, 20. yüzyılın belirleyici olaylarıyla derinden biçimlenmiştir: Soykırım döneminde bir gettoda geçen çocukluk, 1956 Budapeşte ayaklanması ve daha sonra 1968’in sarsıntıları. Tarihle kurulan bu mahrem bağ, onun sinemasından ayrıştırılamaz. Kariyerinin ilk dönemlerinde öncü direkt sinema tekniklerinden beslenen Elek, kurmaca yapıtlarında dahi gerçekliğe doğrudan yüzleşmekten hiçbir zaman vazgeçmemiş; bunu yaparken gerçekliğe şiirsel bir boyut kazandırmayı ve kendi bakışının özgürlüğünü ortaya koymayı da ihmal etmemiştir. Toplumsal gerilimleri ve tarihsel travmaları yorulmaksızın sorgulayan filmleri, insani ilişkilerin karmaşıklığına ve bireylerin yalnız duygu dünyalarına has bir dikkat sergiler.
Mária-nap [Maria’nın Günü], 1984 Cannes Film Festivali’nde un certain regard [belirli bir bakış] bölümünde gösterilmiş. Filmi, Béla Tarr’ın ilk uzun metrajlı filmi olan 1979 yapımı Családi Tuzfészek‘e [bu filmi de izledim ama henüz bloga koyamadım, koyacağım] çok benzettim. Zira ikisinde de arka plandaki örüntü dönemin en büyük sorunu olan konut yetersizliği ve ekonomik sıkışmışlık. İnsanlar içinde bulundukları bu sorunlardan dolayı ne yaşarlarsa yaşasınlar gidecek başka bir evleri olmadığı için ya da paraları olmadığı için kıç kadar evlere sığışıp tüm yapıp ettikleri ile birbirlerinin yüzlerine bakmak zorunda kalıyorlar. İlişkiler bitmiştir, insanların birbirine tahammülleri yoktur ama birbirlerine katlanarak kendilerine tahsis edilen o evlerde yaşamak zorundadırlar. Kapitalizm gerektiğinde o evden çıkabilmeyi veya başka eve gidebilmeyi sağlar :), burada o da sağlanamıyor. Tabi bu mevzudan ötürü olay ağırlıklı bir filmden daha çok insanların psikolojilerinin tahlilinin veya onun yansıtılmasının öne çıktığı filmler ortaya çıkıyor. Birçok filmden erkenden ayrılmış olsa da ben kayda değer buldum. Rus romanlarında sonuna kadar gidebilenler o dönemin Macar filmlerinde de sonu görebilirler sanırım. Sonradan öğrendim ki Béla Tarr’ın o filmi ile Judit Elek’in bu filminin görüntü yönetmenleri aynı imiş, Elemér Ragályi. O kadar yakın çekimden belliydi zaten!
Bir de Macaristan Ulusal Film Enstitüsü’nün film hakkında bir sinopsisi var, onu da buraya koymayı görev bilirim:
1866 yılında, Szendrey ailesinin fertleri küçük kızları Mária’nın isim gününü kutlamak üzere bir araya gelir. Aile buluşmasının törenleri kibarca yerine getirilirken, herkes onyıllar öncesine uzanan kendi hesaplaşmalarını gün yüzüne çıkarır. Júlia hastadır ve ikinci eşi Árpád’dan ayrılmak istemektedir. Kız kardeşi Mária ise, kocası Pál’ın hep Júlia’ya âşık olmuş olmasının yarattığı kini bastırmakta zorlanır. Mária’ya duyduğu özlemle İstván, değersiz Zoltán’a göz kulak olmaya niyeti olmadığını ilan eder. Bastırılmış duygular ve çelişkiler durmaksızın yeniden alevlenir. Pişmanlıkla anılan uzlaşmaların ve bir tür acılığın gölgesinde geçen film, hiçbir sahnede görünmese de, aslında büyük Macar şairi Sándor Petőfi üzerinedir. (NFI Hungary)
Filmdeki “alfa erkeği” modundaki adamın şair oluşu… Memlekette -dışarıdan destek alınsa dahi- 19. yüzyıl Macar şiirinden, şiirler çevrilip, kitap hâline getirilebiliyor. Sándor Petőfi, “neredeyse her Macar onun birçok şiirini bilir”, deniyor. Siparişi verdim bakalım.
- Orijinal Başlık: Mária-nap (1984, Macaristan)
- Türkçesi: Maria’nın Günü
- Yönetmen: Judit Elek
- Senarist: Luca Karall, György Pethö
- Oyuncular: Edit Handel, Éva Igó, Sándor Szabó

One thought on “Judit Elek, Mária-nap (1984)”
Comments are closed.