Kayıp Zaman’nın “Video” kategorisinde, tamamen izlediğim ve değerli bulduğum kimi videoları arşivleyeceğim. YZ araçlarıyla da videonun ana hatlarını burada listeleyeceğim. Şüphesiz videonun tamamını izlemek daha tercih edilesi bir durum ama ileride hem kendime hem de bu blog içeriğine denk gelecek kimseler için ilk anda bir izlenim vermesi açısından bu özet bahsi işe yarar olacaktır.
Kendisiyle birçok kitap ve dergi projesinde birlikte çalıştığımız, Ankara Üniversitesi DTCF İtalyan Dili ve Edebiyatı’ndan Bülent Ayyıldız ile Italo Calvino üzerine yapılmış bir söyleşi. Videonun tam kaydı buradan izlenebilir.
1. Kalıplara Sığmayan, Sürekli Dönüşen Bir Yazar
-
Stil ve Tür Çeşitliliği: Calvino, külliyatı boyunca tek bir anlatım tarzına bağlı kalmayı reddetmiştir. Yazarlık serüvenine İkinci Dünya Savaşı sonrası Partizan Savaşı’nı bir çocuğun gözünden anlattığı neorealist (yeni gerçekçi) bir çizgiyle (Pavese ve Vittorini etkisiyle) başlamıştır.
-
Hızlı Geçişler: 1950’ler ve 60’larla birlikte büyük bir değişim geçirerek fantastik öykülere, fabllara ve hayvan hikâyelerine yönelmiş; ardından bilim kurgu, seyahat anlatıları, denemeler ve Oulipo (Potansiyel Edebiyat Çalışmaları) akımının deneysel sınırlarına geçiş yapmıştır.
-
Külliyatın Bütünlüğü: Calvino’yu anlamanın zorluğu, bu keskin tarz değişikliklerinden kaynaklanır. Bir eseri (Palomar, Görünmez Kentler, Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu) diğerine benzemediği için okurun tek bir kitapla yazarı çözmesi imkânsızdır; tüm külliyata ve aralarındaki gizli bağlara hâkim olmak gerekir.
2. Okur ile Kurulan Ortaklık ve “Anlama Zevki”
-
Okuru Zorlayan İpuçları: İtalyanca orijinal metinlerinde bir sayfayı bulan, tireler ve virgüllerle bölünen uzun ve fiilsiz cümleler kurmayı sever. Bu yapı ilk başta okuru çok zorlar. Ancak Calvino metne kasıtlı olarak birkaç ipucu bırakır.Okur bu ipucunu yakalayıp zihnindeki çarkların döndüğünü hissettiğinde, yazar ona muazzam bir “anlama zevki” ve kendini ayrıcalıklı hissetme payesi verir.
-
Yazarın Ölümü ve Eşitlik: Calvino kendisini okurdan üstün bir “Mesih” veya her kararı veren mutlak bir otorite olarak görmez. “Ben de sizin gibi okuyorum, deneyimliyorum ve yazarken çok çabalıyorum; gelin beraber çabalayalım” diyerek okuyucuyu sürece dahil eder ve onunla eşit bir çizgide yürür.
3. “Kuş Bakışı” (Yukarıdan Bakış) Felsefesi
-
Mekansal Bir Takıntı: Calvino’nun hayatında tepeden bakma eylemi bir takıntı derecesindedir. Torino’da, Paris’te veya Roma’da yaşarken, ya da Amerika ve Japonya’da otellerde kalırken her zaman apartmanların en üst katını seçmiştir.
-
Bağlantı Ağını Görmek: Şehre ve hayata tepeden bakmanın mantığı, yaşamın başını, sonunu, kavşaklarını ve insanların hareketlerini bir bütün olarak görebilmektir. Yakın arkadaşı Georges Perec sokaktaki bir kafeye oturup en mikro/bireysel detayları incelerken; Calvino tam tersini yaparak yukarıdan bakar ve her şeyin birbirine bağlandığı o görünmez ilişkiler ağını (örümcek ağını) haritalandırır.
4. Bilimsel Altyapı ve Matematiksel Estetik
-
Aileden Gelen Gözlem Yeteneği: Hem annesinin hem de babasının doğa bilimleriyle (botanik) uğraşan bilim insanları olması, Calvino’nun zihniyetini doğrudan şekillendirmiştir. Doğadaki bitki gruplarını, beslenme biçimlerini ve bağlarını gözlemleme yöntemini alıp insana ve edebiyata uyarlamıştır. En sevdiği tekniklerden biri bu yüzden listeleme yapmaktır.
-
Galileo Hayranlığı: Calvino, en iyi İtalyanca düz yazı yazan kişinin modern bilimin öncüsü Galileo Galilei olduğunu söyler. Bilimsel, tutarlı, net ama aynı zamanda gizli bir poetik yapı barındıran bu tarzı kendine örnek alır.
-
Umberto Eco ile Gizli Dil: Yakın dostu simge bilimci Umberto Eco ile birbirlerinin kitap başlangıçlarına sadece ikisinin anlayabileceği gizli göndermeler yerleştirmişlerdir (Örn: Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu‘nun başındaki bir ifadeye karşılık Eco’nun Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti‘de verdiği yanıt).
5. Doğu Felsefesi, Seyahat ve Homo Significans
-
Seyahatin Kendisi Önemlidir: Sovyetler Birliği, Amerika, Çin ve Japonya seyahatleri bakış açısını derinden değiştirmiştir. Batı kültüründeki “bir noktadan çıkıp hedefe varmak” odaklı seyahat mantığını değil; Doğu felsefesindeki “hareket hâlinde olma durumunun” kendisini önemser. Bu yüzden okura da mesajı şudur: Eserlerimin sonuna ulaşmaya, hemen bitirmeye çalışmayın; o zihinsel yolculuğu deneyimleyin.
-
Anlam Üreten İnsan (Homo Significans): Claude Lévi-Strauss’un Paris’teki kültürel antropoloji derslerine katılan Calvino, insanın önce zihnindeki sesleri duyup sonra yazıya döktüğünü savunur. Seçilen her sözcük siyasi, kültürel ve felsefi bir tercihtir. Bu yönüyle keskin ve yüzeysel partizan kalıplarından sıyrılarak, meseleye antropolojik bir derinlikle yaklaşır.
6. Yapay Zekâ ve Estetik Duygulanım
-
1960’lardaki Öngörü: İtalya’ya ilk kez Xerox fotokopi makinesi geldiğinde Calvino ve Primo Levi gibi yazarlar makinelerin kopyalama hızından çok etkilenmiştir. Calvino, Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu kitabında bugün yapay zekâ dediğimiz metin işlemcilerine benzer bir sistemin (kitapları okumayıp makineye yükleyen ve anahtar kelimeleri alan bir kulübün) kehanetini yapmıştır.
-
Yapay Zekanın Sınırı: Calvino sibernetik ve metin üretimiyle ilgilense de makinelerin insan yaratıcılığına erişemeyeceğini savunurdu. Çünkü yapay zekâ var olan veriyi ne kadar işlerse işlesin, “estetik duygulanım” yaratamaz. Bir insanın hayat tecrübesinden süzülen kırılganlıkları (Örn: vardiyalı çalışan bir işçi çiftin aynı yatakta birbirini görmeden sadece yatağın sıcaklığı üzerinden kurduğu duygusal bağı) hiçbir makine akıl edip veremez.
7. Türk Edebiyatı, Eleştiri ve Klasikler
-
Türk Okurunun Yaklaşımı: Türk okuru genel olarak Calvino’yu “kült bir yazar” olarak kabul etse de karakterle doğrudan duygusal özdeşleşme kurabileceği daha düz ve akıcı Akdeniz anlatılarını (Elena Ferrante, Kamilleri vb.) tercih etme eğilimindedir. Bu yüzden Calvino ve Eco gibi isimler çok satıyor görünse de aslında ülkemizde az ama kemik bir kitle tarafından derinlemesine okunmaktadır.
-
Öneri Yazar: Ayyıldız, Türk edebiyatında Calvino ve Joyce tarzına benzer deneysel, postmodern arayışları olan, İtalyancadan da çeviriler yapan yazar Fuat Sevimay’ı (özellikle Azizi ile Nikola ve Bendeniz James Joyce eserlerini) izleyicilere tavsiye etmektedir.
-
Klasik Tanımı: Calvino’nun Klasikleri Niçin Okumalı? eseri herkes için bir başucu kitabıdır. Kendi külliyatı içinden ise özellikle Görünmez Kentler (anlatısı daha masalsı ve kabulü daha kolay olduğu için) ve Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu dünya edebiyatının tartışmasız klasikleri hâline gelmiştir.