Just Music, Just Music (1970)

Alfred Harth acaba Alfred Hitchcock’a özenmiş olabilir mi! Bir albüm dinlerken Hitchcock filmi izlemiş gibi olmak çok da tercih edilesi bir şey olmasa gerek? David Darling’in Journal October – Solo Cello (1980) albümü için söylediğim, “viyolonselin özellikle bu albümde gerginliği dinç tutan bir yanı var” lafım burada az bile kalıyor. Ama anlayabiliyorum. Burada da Baudelaireci saf deneyim meselesi var. Ekip pek az bulunur cinsten bir hamle ile anti-ticari bir tutumu takınmışlar (acaba kitap yayıncılığında kimi hatırlattı?!) ve bu durum da onları ana akımdan uzak tutup kendi kafalarına göre serbestçe deney yapma imkânı vermiş. Ve niş işlerin ev sahibi ECM ile ortaya ilginç bir albüm çıkmış. 

Bu arada ekip zaten belliymiş. 1967’de Alfred Harth, Frankfurt’ta “centrum freier cunst” adlı bir tür oluşumu kurmuş, “özgür sanat merkezi” diyebileceğimiz bir oluşum. Ne yapılıyor burada; canlı serbest müzik, sanat sergileri, deneysel şiir ve happening [tesadüfe ve doğaçlamaya açık, izleyiciyi de sürece katan performans sanatı] etkinlikler. Bugün deneysel şiir adı altında yayımlanan kimi “çevre”lerin şiirlerine dek gelince tüylerim diken diken oluyor, belki benzer bir etkidir buradaki. Ama o kadar da gömmeyelim aynı şey değiller, sadece aşina olduğum bir izlek değil. Yani gerginlik açısından bir death metal değil 🙂

Saksafon ve klarnetin insan çığlığına benzediği, bir yerden sonra insan gibi konuşmaya ve hatta inlemeye başladıkları bir albüm. Belki de altmışların başkaldırı estetiğinin bir yansımasıdır.

ECM 1002 katalog numarası, albüm Spotify üzerinden dinlenebilir.

PS. ECM Records çetelem için buraya bakabilirsiniz.