Lúcia Murat, A Memória Que Me Contam (2012)

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında izlediğim üçüncü film.

Film, 1964-1985 Brezilya Askeri Diktatörlüğü’nün kanlı yüzünü, eski gerillaların ve onların çocuklarının bugünü üzerinden anlatıyor. Kartakterimiz Ana, komadaki eski bir militan, ölüm döşeğinde. Onun bu durumu, geçmişte rejime karşı direnmiş, silahlı bir mücadele yürütmüş dava arkadaşlarını bir araya getirmiştir. Dört duvar arasında, çaresizce beklemek ve bu bir ölüm döşeği ile kurgulanmışsa şüphesiz beraberinde bir muhasebeyi getirir: Geçmişle yüzleşme başlar, “başarısız” ütopyalar üzerine defalarca kez yapıldığı gibi kafa yorulur ve gürültü kopar. Mevzulardan bi’haber yeni kuşağın da böylesi bir atmosfere dahil edilmesiyle muhasebemiz çatallaşır, trajikliğimiz de derinleşmiş olur. A Memória Que Me Contam böylesi bir film. Ve tam da bir tanıklık hikâyesi zira yönetmeni Lúcia Murat, o dönem rejim tarafından tutuklandı, işkence gördü, cinsel istismara uğradı ve hapisten çıktıktan sonra kendisi ve arkadaşlarının yaşadığı tüm bu ızdırapları sinema ile anlatmayı seçti. Ciddi saygı duyuyorum böylesi işlere ve insanlara.

Acı, dünyanın her yerinde aynı. Lúcia’nın anlattıklarını Türkiye, 1970’lerde sağ-sol çatışmasında yaşanan “faili meçhul” cinayetlerle de yaşadı, 12 Eylül 1980 darbesi ile de yaşadı. Birileri her daim “bölücü” veya “terörist” ilan edildi, edilecek. Bu değişmez bir kaide. Az sayıda insan da hakikati bilecek, komisyonları kurulmasa da.

Ne mutlu bana ki onca yıl sonra Lúcia Murat ile Ankara’da bir sinema salonunda tanıştım ve filmini izledikten sonra kendisine sorumu sorabildim, muhabbet edebildim.

Festival için hazırlanan katalogta yer alan kısa biyografiyi buraya aktarıyorum:

Brezilya’nın önde gelen sinemacılarından Lúcia Murat, askerî diktatörlüğe, bellek ve travmaya dair cesur ve son derece kişisel analizleriyle tanınır. Filmlerinin en dikkat çekici yanı, diktatörlüğün şiddet dolu geçmişiyle çağdaş Brezilya’da süregiden şiddet arasında ki bağlantıyı kurmasıdır. 1968-1979 yılları arasında hapsedilen ve işkence gören bir militan öğrenci olarak, hem belgesel hem kurmaca türlerini kullandığı çalışmaları sıklıkla kişisel deneyimlerini siyasi tarihle kesiştirir. Sinemadaki uzun soluklu kariyerine rağmen, 1968’in cesur ve devrimci ruhunu hâlâ korumaktadır. Kamerasını çoğunlukla adaletsizlik, hesap vermek, tarih ve kişisel hafıza konularına çevirir. Murat, içinden geçtiği dönemin benzersiz karakterini kavrama konusunda nadir bir yeteneğe sahip. Diktatörlük ve travma, Murat’ın filmlerinin temel temalarıdır. Bunların hayatta kalanlar üzerindeki uzun vadeli duygusal, psikolojik ve siyasi etkilerini inceler. Sessizlikten “bellek politikasına” geçerek, sözlü tarih ve tanıklıkları kullanarak diktatörlüğün anısını canlı tutar ve resmi anlatılara meydan okur. Özellikle kadın siyasi tutsakların seslerini ve deneyimlerini ön plana çıkarır. Son dönemdeki çalışmalarında, modern Brezilya’ya odaklanarak, Quase Dois Irmãos (Neredeyse Kardeşler, 2004) ve Maré, Nossa História de Amor (Maré, Başka Bir Aşk Hikâyesi, 2007) filmlerinde görüldüğü gibi, kentsel şiddetin, uyuşturucu kaçakçılığının ve eşitsizliğinin vardığı noktayı analiz eder. Murat, daha derin bir duygusal gerçeklik yaratmak için belgesel tanıklığı kurmaca sahnelerle sıklıkla harmanlar ve özneler ile izleyiciler arasında “karşılıklı bir kabullenme” sağlar. Çalışmalarında sıklıkla, izleyiciyi belleği yorumlamaya ortak yazar olarak katılmaya teşvik etmek için farklı görsel, zamansal ve kültürel unsurları birleştiren transsinema yaklaşımını kullanır. Konularının ham gerçekliğini yansıtmak için kendine özgü bir görsel dil yaratmak amacıyla sert ve zaman zaman marjinal modern kent kültürü estetiği tercih eder. Murat, çalışmalarının endüstri taleplerini karşılamaktan ziyade kişisel fikirlerine odaklandığını belirterek bağımsız bir yol izler.

  • Orijinal Başlık: A Memória Que Me Contam (2012, Brezilya, Arjantin)
  • Türkçesi: Bana Anlatılan Anılar 
  • Yönetmen: Lúcia Murat
  • Senarist: Tatiana Salem Levy, Lúcia Murat, Marilia Nogueira
  • Oyuncular: Clarisse Abujamra, Otávio Augusto, Eduardo Cravo