Kralın vatandaştan bir iyilik talebi olarak seferberlik celbi yollaması: “Benim/bizim için seferber ol”. Kendi seferberliğin ve sefaletin yetmiyor, bir de benim için ol! Ve makul söylem gelir: “Kral şahsen benden iyilik talebinde bulunuyorsa beni dostu olarak görüyor öyle mi?”
Her şeyin mübah sayıldığı, sorumluluğun askıya alındığı bir anın tasviri —hatta pratiği— olarak savaş. Böylesi bir durum, çoğu insan için tuhaf bir “cennet”tir. Çünkü normlar çöker, ahlak silikleşir, hesap verme yükümlülüğü devre dışı kalır. İnsanın karanlık tarafı (yoksa törpülediğimiz, milletten sakındığımız, sakladığımız mı demeliydim?) için elverişli bir iklim doğar.
Le petit soldat’dan [Küçük Asker] sonra Les Carabiniers [Jandarmalar]… Kolluk kuvveti. Kuvvet. Koruyup kollamanın, kuvvetli olan karşısında daha zayıf ve ikincil dereceye düşmesi. Godard’ın dönemin Cezayir Savaşı’na itirazı açıktır; peki ya diğerleri? Chris Marker daha sert, Truffaut daha mesafeli. Resnais’e bakmak gerekiyor.
Kralın bütün düşmanlarını ortaya çıkarmak… Bu aynı zamanda savaşın amaçlarından biri; hatta belki de en önemlisi. Yalnızca “muhbirlik” odaklı bir yaklaşım değil; bir tür ifşa etme, açığa çıkarma eylemi. Kaos/kriz anlarında bilinçli ya da bilinçsiz yapılan bir eylem. Hedef gösterme, “işte bu” deme. Daha çok sırtını bir şeye yaslayıp kendisi dışındakini parmakla göstermek. Potansiyel her türlü “öteki”nin ifşası olarak savaş. Tam da bu anlamda tasnifçi bir zihniyet: ben ve öteki. Sürekli yeniden üretilen bir ayrım kurgusu. Kral, kendisinden başka herkesi sınıflandırmak ister; gri alan bırakmadan, tereddüde yer vermeden. Bizden misin, değil misin? Arada kalmak, tahammül edilemez olandır. Saflar sıklaşmalıdır. Bitmeyen aşinalık.
Başa dönelim: Kraldan dost olur mu? Olmaz. Yalnızca kraldan değil, genel olarak insandan pek dost çıkmaz. Dostlarımızdan biri “kral” olmuşsa (olma ihtimali varsa) kendimizi sınama vaktimiz, çoktan geçmiştir.
Filmin dediği gibi: “Zafer yoktur. Sadece bayraklar ve ölen insanlar vardır.”
Yine insanlık için önemsiz bir kazanımım oldu: Beniamino Joppolo. Godard, bu adamın 1945 yılında yazdığı “I soldati conquistatori” [Fatihler? yahut Fetihçi Askerler] adlı oyunundan uyarlamış. Adamı araştırdım. Yirminci yüzyılın üretken isimlerinden; İtalyan yazar, romancı, oyun yazarı, denemeci, şair ve ressam. Ateşli bir anti-faşist. Hele ondan yola çıkarak bambaşka yerlere daldım ki, sorma!
- Orijinal Başlık: Les Carabiniers (1963, Fransa ve İtalya)
- Türkçesi: Jandarmalar
- Yönetmen: Jean-Luc Godard
- Senarist: Beniamino Joppol, Jean-Luc Godard, Jean Gruault
- Oyuncular: Patrice Moullet, Marino Masé, Geneviève Galéa
