İlk Pelin Esmer filmim. Bilinçli bir tercih değildi, biraz mesleki bir bahis. Filmin kendisi değil, yönetmen.
Dar bir bölgede (Kastamonu’nun Tosya, Şenpazar ve Cide ilçelerinde) çekilmiş, dünyadan soyutlanmış, şehrin ve insanının bir enstantanesini yakalamaktansa, meseleleleri olan iki i̇nsanın kendi içindeki hikâyelerine ve karşılaşmalarına odaklanmış bir film. Günün sonunda bir yerde memleketin de derdi tabi: Kadına şiddet-taciz, kürtaj bahsi, ailenin yük oluşu, vicdan azabı vs.
The Long Dark oyununu anımsattı. Orada da filmdeki gibi orman içindeki gözetleme kuleleri vardı. Böylesi sınır mekânlar, insanı tam da kendisiyle başbaşa bıraktığı için olsa gerek yahut etrafından soyutlanmış olmalarından kaynaklı olarak hep kendine dönük olarak bir temaşa hâline zorlar misafirini. Aslında anlarsın, kent hayatı yani gündelik uğraşlarımız, eş-dost muhabbetleri vs. tüm bunlar bu hayatın bir tür geçiştirilmesine olanak sağlayan veya sebep olan şeyler. Zamanı bunlarla geçiriyoruz ve bu oyalanma biçimi.
Telsiz ile iletişim kurduğun, alabildiğine engin, ıssız bir coğrafyanın içerisinde medeniyet denilen zamandan-mekândan-hâlden uzakta, bir başına kalmak zorunda kaldığın bir anı tasarla. Robinson Crusoe gibi. Ne kadar sürdürülebilir?
- Orijinal Başlık: Gözetleme Kulesi (2012, Türkiye-Almanya-Fransa)
- Yönetmen ve Senarist: Pelin Esmer
- Oyuncular: Olgun Şimşek, Nilay Erdönmez, Menderes Samancılar
