Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları (1982)

Okudum. Bırakalı çok olmuşken “bu konular”ı, tesirini bir süre atamayacağım bir iz bıraktı bende. Sahiden içim sızladı. Tüm karakterlerini an be an yaşadım. Kendime de üzüldüm. Yarınlarıma da. Başka türlüsü için yeterli gayreti göster(e)meğimi düşündüğüm hayatıma da.

Muhtemelen hiçbir eseri bunun gibi olmayacaktır —hepsini bitirdiğimde buraya tekrar dönüp güncelleme yaparım. Zira bu bir ilk kitap. Ortalıkta henüz Orhan Pamuk “marka”sı yok. Her şey olabildiğine gerçekçi, samimi. İsmin getirdiği ve getirebileceği “gereklilikler”den sıyrılarak —zaten en başta bunlar da yokken— yazılmış olmasından kaynaklı olarak pek güzel.

Kitap ilkin Karacan Yayınları’ndan yayımlansa da sonraları hem YKY’den hem de Can ve İletişim’den yayımlandı. Ben bendeki İletişim’in 12. basımından (1998) okudum. 2010’da Pamuk’un YKY edisyonuna yazdığı “Sonsöz: Ülke, Aile, Roman” başlıklı metni de okudum. O metindeki şu kısmı buraya bırakmak isterim:

Avrupa’nın “aile romanı” dediği şeyi taklit ettiği ve tabii ki ilk romanım olduğu için yıllarca bende belli belirsiz bir utanma duygusu uyandıran Cevdet Bey ve Oğulları’nın en içten ve doğru yanının; Ankara’nın askerlerini, devletin ezici ve hoşgörüsüz güçlerini İstanbul’daki günlük hayatta karanlık ve korkutucu bir duygu olarak hissetmek olduğunu düşünüyorum şimdi. Romanın son sayfalarında üçüncü kuşak kahraman Ahmet Işıkçı’nın kafasının askeri darbeyle o kadar çok meşgul olması ise, ne yazık ki yalnız dönemin değil, bugünkü Türkiye’nin de hâlâ derdi. Ama benim kahramanımın, gençliklerinde Batılılaşmacı, modernleşmeci, hatta Marksist olduğunu söyleyip orta yaşta ve yaşlılıklarında milliyetçi ve askeri darbeci olan yukarı sınıftan okumuş yazmışların aksine, her zaman iyi insan olmaya gayret ettiğini söyleyebilirim.

2010 Türkiye’sinde anlamlı, bugün de anlamı olması gereken ama olmayan, üzerinden çok suların geçtiği ama zamanında söylenmiş / yazılmış olması önemli sözler.

Kitabın editörü kim diye özellikle baktım ama göremedim. Orhan Pamuk’un editörü olmak nasıl bir şeydir? “Ünlü” isimler yayıncılar için zordur, onun kadar olmasa da birkaçı ile masaya oturma durumum olmuştu, koşarak uzaklaştım.

Her ne ise, iyi ki Orhan Pamuk var. Memleketin günümüzde yaşayan doğru düzgün kaç romancısı var ki?

One thought on “Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları (1982)

Comments are closed.