F. W. Murnau, Nosferatu: Eine Symphonie des Grauens (1922)

Alman Dışavurumculuk bahsine devam. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, hiç “klasik” nitelendirmelerine aldırış etmeden dile getireyim, sıkıcı. Çoğu yerde geri sarıp, neyi kaçırdım diye uğraştım. Dikkatimi toplayamama değil, film seyirciyi içine almamakta ısrarcı. Gelgelelim, Kont Orlok’un ürkütücü veya korkutucu olmasından çok bir tür tiksinti uyandıran bir çehresi ve bedeni yok değil.

Şimdi ansiklopedik bilgi. Nosferatu, F. W. Murnau’nun yönettiği, 1922 tarihli, beş perdeden oluşan bir Alman uzun metrajlı filmi. Sessiz film, Bram Stoker’ın Dracula romanının izinsiz bir uyarlaması olup, Karpatlar’dan gelen vampir Kont Orlok’un (Nosferatu) güzel Ellen’a duyduğu aşkla harekete geçmesini ve onun memleketi Wisborg’a dehşet saçmasını konu alır. Nosferatu, korku sinemasının ilk örneklerinden biri kabul edilir ve özellikle görsel tasarımıyla tür üzerinde büyük bir etki bırakmıştır. Aynı zamanda şeytani başkarakteri ve rüya atmosferini andıran, ıstırap içindeki ruh hâllerini yansıtan sahneleme anlayışıyla Weimar Cumhuriyeti sinemasının en önemli yapıtlarından biri sayılır. Film, 1925’te kaybedilen bir telif hakkı davasının ardından imha edilmek istenmiş, ancak farklı kesit ve kopyalar hâlinde varlığını sürdürmüş; günümüzde ise birden fazla restore edilmiş versiyonuyla izlenebilir durumdadır.

Roger Ebert, bu Dracula bahsi için şöyle demiş: “Murnau’nun sessiz filmi Bram Stoker’ın romanına dayanır; ancak başlık ve karakter adları değiştirilmiştir, çünkü Stoker’ın dul eşi —pek de haksız sayılmayacak biçimde— eşinin mirasının yağmalandığını ileri sürer. İronik biçimde, uzun vadede Stoker’ı asıl var eden Murnau olmuştur; zira Nosferatu, onlarca Dracula filmine ilham vermiştir. Bunların hiçbiri sanatsal ya da akılda kalıcı olmak bakımından Nosferatu’nun yanına yaklaşamaz; Werner Herzog’un 1979 tarihli, Klaus Kinski’li versiyonu en yakınıdır. Zaten “Nosferatu”, “Dracula”dan daha iyi bir başlıktır. “Dracula” deyince gülümsersiniz; “Nosferatu” deyince ağzınız ekşir. […] Peki Murnau’nun Nosferatu’su modern anlamda korkutucu mu? Bana göre hayır. Onu daha çok sanatı ve fikirleri, atmosferi ve imgeleri için takdir ediyorum; çağdaş bir korku filminin yaptığı gibi duygularımı ustaca manipüle etmesiyle değil. Ekranın yanından fırlayan ani tehditler gibi, sonradan gelen meslek hilelerini bilmez. Ama Nosferatu etkisini korur: Bizi korkutmaz; bizi musallat olur. Vampirlerin gölgelerden atlayabileceğini değil, kötülüğün oralarda büyüyebileceğini gösterir —ölümle beslenerek. Bir bakıma Murnau’nun filmi, sabaha karşı üçte kafamızı kurcalayan her şeyle ilgilidir: kanser, savaş, hastalık, delilik. Bu karanlık korkuları, görsel üslubunun ta kendisiyle ima eder.”

  • Orijinal Başlık: Nosferatu, eine Symphonie des Grauens (1922, Almanya)
  • Türkçesi: Nosferatu: Bir Dehşet Senfonisi
  • Yönetmen: F. W. Murnau
  • Senarist: Bram Stoker, Henrik Galeen
  • Oyuncular: Max Schreck, Alexander Granach, Gustav von Wangenheim