Les Visiteurs du soir (1942)

15. yüzyılın sonunda insanları umutsuzluğa sürüklemek için Şeytan iki elçisini dünyaya gönderir. “Umut” temasına karşı bir önyargım olduğu için filme baştan mesafeli yaklaştım. Teolojik ve teorik açıdan, Tanrı’nın varlığını kabul etseniz bile Şeytan’ın yoktan var edemeyeceği açıktır; buna rağmen film, Şeytan’ın [hatta elçilerinin] yoktan var ettiği durumlarla açıldı. Dert değil ama dile getirmek lazım. Özellikle o yüzyılları düşündüğümüzde cadılık, delilik gibi mevzular üzerinden daha belirleyici olabiliyor bu tarz konuları konuşmak. Teolojik sahadan çıkarak baştan çıkarılmak ve şeytana yenik düşmek gibi konuları irdelemek gerekiyor, özellikle Kierkegaard bağlamında burayı okumak verimli olabilir. İnsanın yazgısı baştan çıkarılmakken fatura şeytana kesilir. Alegorik olanın gerçekçi yanı var ama tamamen alegorik de düşündüğümüz bir durumda özellikle Nazizim üzerinden okumak ne kadar mümkün olabilir? Öte yandan yönetmen Marcel Carné’nin cinsel tercihleri burada kendine bir yer bulmuş mudur? İnsana tav olup (şeytana uyan!) Şeytan’ı görmek de fena değildi.

  • Orijinal Başlığı: Les Visiteurs du soir (1942, Fransa)
  • Çeviri: Motamot çevirisi Akşam Ziyaretçileri, Türkçeye de böyle çevrilmiş ama İngilizceye The Devil’s Envoys (Şeytanın Elçileri) diye çevrilmiş.
  • Yönetmen: Marcel Carné
  • Senarist: Jacques Prévert, Pierre Laroche
  • Oyuncu: Arletty, Marie Déa, Fernand Ledoux